Kastamonu'da kendi başına Dünya: ‘Çerçi İsmail’

Kastamonu’da 7 yaşındayken babasıyla birlikte köy köy dolaşarak eşya satmaya başlayan ‘Çerçi İsmail’ lakaplı İsmail Evvelbahar; 54 yıldır mesleğini sürdürüyor…

Atına yüklediği eşyaları yağmur çamur demeden köy köy gezerek eşyaları satan ve bununla geçimini sağlayan Çerçi İsmail; Kastamonu’dan Dünya’ya da önemli bir mesaj veriyor.

Kastamonu’da köy köy gezip, Anadolu’da eskilerin çok iyi hatırlayacağı Çerçilik mesleğini yapan İsmail’in hayatı TRT Belgesel’e de konu oldu. TRT Belgeselde yayınlanan yapımda; Çerçi İsmail’in hayatı konu edinildi.

Dünyevi telaşelerin her geçen gün arttığı, daha fazla para kazanmak için türlü hilelerin uygulandığı günümüzde; mütevazi hayatıyla geçimini sağlayan Çerçi İsmail, Dünya’ya ‘Böyle de yaşanıyor’ mesajı veriyor…

Çerçilik mesleğinin son temsilcilerinden olan İsmail Evvalbahar, şuan  Kastamonu’nun Araç ilçesinde ikamet ediyor ve çorap, yazma, kap kacak gibi farklı ürünleri atının heybesine yükleyerek köy yollarını kendine ev ediniyor.

Çoğu zaman gittiği köylerdeki köy odalarında kalan İsmail’in kimsesi yok…

Kastamonu’da çerçilik yaparak geçimini sağlayan İsmail’in hayatı, TRT Belgesel’de yayınlanan Anadolu İnsanı programında yayınlandı..

İsmail Evvelbahar, 2020 yılında verdiği demeçlerde şu ifadeleri kullanmıştı:

‘’TEK BAŞIMA KALDIM’’

“7 yaşındaki iken babamız bizi memleketten almış buralara götürmüş. Hemen hemen 50 yıldır buralardayız. Araç, Kastamonu derken geçimimizi sağlamış babamız, bizleri büyütmüş. 2000 yılında babam ile kardeşim, Araç’ın Gemi köyünde kalıyorlardı köy odasında. Adana’ya çalışmaya gitmişler. Kardeşim orada vefat edince babam da yaşlandı bırakıp tekrar Araç’a gelmiş. Babam da burada vefat etmiş, beni cenaze için çok beklemişler ama gelmeyince gömmüşler. Benim 15 gün sonra babamın öldüğünde haberim oldu. Gittim babamın mezarını buldum, kardeşim ve babam ölünce ben tek başıma kaldım. Ben de o köy bu köy geziyorum. Köylüler beni hep tanıyor artık. Her yerde bin tane evimiz var. Köy odaları açık oluyor, oralarda kalıyorum. Burada misafir ediyorlar, yemek ve çay veriyorlar, bana bakıyorlar”

“BENİM ÖMRÜN HEP AT ÜSTÜNDE GEÇTİ”

Atın sırtına yüklediklerini yağmur çamur demeden köy köy gezip sattığını söyleyen Evvelbahar, “Hastalanıyoruz, iyileşiyoruz yine de ayakta duruyoruz. Oyuncak, kap kapacak gibi şeyler satarak geçimimizi sağlıyoruz. Bir köye gidiyorum, yayılıyorum, her yerden yemek çay geliyor. Hiçbirinden haberim olmuyor. O kadar iyi insanlar var, bakıyorlar bana. Allah razı olsun herkesten. Ben, damlarda yattım, yerlerde de yattım. Belki 20 yıl sobasız yerde yattım. Biz alışkınız böyle yerlerde yatmaya. Bu konteyner benim için villa. Villa dedikleri şey nedir bilmiyorum ama benim için çok güzel. At üstünde karda çamurda köy köy gezdim. Tipide at ile çok zor şartlarda dolaştım. At üstünde ömür öyle geçip gitti. Doğdum doğalı 7 yaşımdan beri hep at ile hayatım geçti. Benden başka da zaten kimse kalmadı” diye konuştu.